Yeni dünya düzeni kuruluyor

Yeni dünya düzeni kuruluyor

Uluslararası siyaset ve hukuk uzmanı Prof. Dr. Ali Karaosmanoğlu son dönemin en çok konuşulan siyasi konularını yorumladı.
 
Dünyada bir süredir devam eden kaos, yeni bir dünya düzeninin habercisi mi? Gözüken o ki İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen her anlamda yürümüyor. Dünyada ekonomik dengeler değişti. Amerika çok güçlü bir ülke olsa da her geçen gün güç kaybediyor.
Yaşanan savaşlar ve kaoslar, ekonomik ambargo ve gümrük vergileri yeni düzenin öncesindeki gelişmeler olarak değerlendiriliyor. Uluslararası alanda çok büyük çalışmalara imza atan, ödüller kazanan Bilkent Üniversitesi'nden emekli olduktan sonra çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Ali Karaosmanoğlu ile gelişmeleri konuştuk.

Dünyada genelinde bir karmaşa mı var?
Dünyanın genelinde bir karmaşa olduğu muhakkak. Dönüşüm dönemlerinde öznellik daha ön plana çıkar. Nesnellikler daha arka planda kalmaya başlar. Her zaman böyle olmuştur. Her kaotik dönemden sonra yeni bir dönem gelmiştir. Yeni bir sistem oluşmuştur.

Uluslararası Hukuk doktorasını Lausanne Üniversitesi'nde yapan Prof. Karaosmanoğlu, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) ve Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi üyesidir. Lahey Uluslararası Hukuk Akademisi, Fulbright ve NATO'dan araştırma bursları kazanmış ve Stanford ve Princeton üniversitelerinde misafir araştırmacı olarak çalışmıştır.

Yeni bir düzen mi oluşuyor? 
Bir kere Yeni Dünya Düzeni'ne girmekte olduğumuz kesin.
Onu gayet rahat görebiliyoruz. Fakat o sürecin daha başındayız. Mevcut düzen İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kuruldu. Fakat o düzenin planlanması savaş devam ederken yapıldı. Şimdi bir dünya savaşı içinde değiliz.

Çünkü dünya savaşını yönetenler hem batıda hem de Sovyetler Birliği'nde bugünkünden çok daha büyük devlet adamları idiler. Öngörüleri ve kültürleri çok fazla idi. Önceden fark ederek planlar yapmaya başlamışlardı.

Bugün? 
Pek öyle değil. Bugün çok büyük bir kargaşa içinde olduğumuzdan irade güçleri kuvvetli liderler de var. Mesela Türkiye'de durum böyle... Türkiye'yi yöneten hem cumhurbaşkanında hem de cumhurbaşkanının mensup olduğu partide irade güç çok kuvvetli. Türkiye'nin böyle bir iradeden dolayı çok önemli avantajı var.

Amerika'da durum? 
Geçiş döneminde Trump'un durumu çok büyük sorun oluyor.
Amerika'da pek çok karar merkezleri vardır.

Beyaz saray, Pentagon, CIA, Kongre, küresel şirketler var. Bu rekabet bugüne mahsus değil ama bugün daha açık ve sert yapılıyor.

Dünya da bunu seyrediyor. Pentagon'un Beyaz Saray'ı direktiflerini savsaklaması, sümen altı etmesi, kendi politikasının ön plana çıkarma amacı vardır. Beyaz Saray'dan gelen direktifler hasıraltı edilir.

ABD VAZGEÇMEZ
Dışişleri Bakanlığı'na Pompeo'nun gelmesi bölgemiz açısından ne anlama geliyor?
Pompeo'nun keskin ideolojik düşünceleri öyle olsa da şahıslara bağlı olamaz. ABD ile Türkiye arasındaki gerilimin hemen bitecek bir durum değildir. Bu farklar çok fazla etkileyeceğini zannetmiyorum. Amerikan siyasetinin çok daha fazla özellikleri vardır.
Amerika'nın Türkiye'den vazgeçmesi çok zor. Tek başına hareket etse bile Türkiye'den vazgeçmesi çok zor. NATO ile birlikte hareket etmese dahi NATO Türkiye için olduğu gibi Amerika için de çok önemli. NATO'nun iflası demek Amerika'nın güç kaybına neden olur.

Pentagon ön plana mı çıkıyor? 
Bugün mukayese edilmeyecek şekilde zaman zaman krizlere neden olmakta. Pentagon'un Amerika'da güç elde etme durumu her zaman vardır. Kore Savaşı'nda Mc Artur'un Washington'u dinlememesi nedeniyle azledilmişti.
Bugün Beyaz saray ile Pentagon arasındaki gerilim açısından bir örnek.

Uluslararası gerilimlerin nedeni nedir?
Mesela Türkiye yerinden memnun değil.
Birinci derecede daha fazla bağımsızlık istiyor. Kendi bölgesinde daha fazla söz hakkı istiyor. Eğer bir hiyerarşi varsa o hiyerarşi içinde daha yüksek bir kademede olmak istiyor. Mesela Rusya da böyle bir durumda. Rusya bugün benim yerim burası değil diyor. Amerika ile eşit düzeyde olmalıyım diyor. Dünyada kartlar yeniden karıldı ve yeni bir düzen oluşacak.

Amerika'nın dünya liderliği tartışılmaya mı başladı? 
Tartışma konusu haline geldi.

Fakat Amerika çok güçlü ve büyük devlet olmaya devam edecektir. Çünkü elindeki imkanlar çok fazla. Her türlü kaynağı var.

Üniversiteleri, araştırma merkezleri, Ar-Ge ile yeni teknolojileri gündeme getirmesi nedeniyle uzun bir süre güçlü bir şekilde ve önemli devlet olmaya devam edecek. ABD Soğuk Savaş'ta da bugün de çok ciddi hatalar yapıyor olmasına rağmen ne kadar büyük başarısızlığa uğrasa da değişen bir şey olmuyor.

Çünkü büyük bir güç ve çok büyük bir özgüvene sahip. Çok büyük başarısızlıkları onu iflas ettirmiyor. Hata yapma marjı çok büyük.

Türk - Amerikan ilişkisi nasıl şekillenecek?
Amerika'nın hesapları biraz yanlış çıktı. Amerika, Fırat Kalkanı ve Afrin'de de bu kadar hızlı ve başarılı bir sonuç beklemiyordu.

Hiç ummadığı şekilde ve kısa sürede iki mesele halledildi. Amerika söylem olarak bazı şeyler söyledi fakat hiçbir müdahalede bulunmadı. Bu durum çok enteresan bir trendi göstermektedir.

Menbiç konusunda ne yapacak?
Türkiye önce siyasi ve diplomatik kanallardan yürüyüp eğer hiç bir şey elde edilemez ise askeri tedbirlere başvurmak istiyor. Türkiye bunu yaparak Menbiç konusunda askeri müdahaleye gerek kalmadan sorunu çözmek istiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylemlerine bakarsak, güçlü irade ve askeri önlemleri de kapsayan irade devam ediyor. Bu irade aynı zamanda siyasetin içinde diplomasiyi ekarte eden bir durum değil. Eğer Amerika müspet eğilim göstermez ise askeri müdahale büyük bir ihtimalle olacaktır.

Türkiye askeri müdahale sürerken dahi diplomatik adımlar ilişkiler Amerika ile devam edecektir.

Menbiç'e yönelik operasyon yapılırsa Türk askeri ile ABD askeri karşı karşıya gelebilir mi? 
Böyle bir endişe var tabi ki. Fakat karşı karşıya gelmemek için ellerinden geleni her iki taraf da yapacaktır. Türkiye hem Fırat Kalkanı'nda hem de Afrin'de kurduğu strateji çok başarılı oldu. Dünya bu kadar başarı beklemiyordu. Fakat 15 Temmuz darbe girişiminden sonra TSK'nın moralinin bozuk olduğu söyleniyordu.

Fakat Fırat Kalkanı'nda hiç de öyle değilmiş. Bu durum tabi ki çok ilginç bir durum. Bu endişelerin doğru olmadığı da ortaya çıktı.

ABD ile Türk askeri çatışırsa ne olur? 
Amerika ile Türk askerlerinin karşılıklı çatışmaya girmesi büyük bir krize neden olacaktır. Karşılıklı birkaç ateş salvosundan sonra durabilirler.

Bunun ileriye gitmesi demek Türkiye'nin NATO'dan ayrılması demektir.

TÜRKİYE MASADA YERİNİ AÇTI

Suriye'nin geleceğinde Türkiye masada olacak mı?
Astana ve Soçi Zirveleri ile Türkiye çok açık olarak Suriye'nin geleceğinde masaya oturmuştur. Türkiye'nin istediği masanın kurulması ve o masada Türkiye'nin bulunması. Hatta Rusya'nın da istediği bu. Burada devlet olmayan fakat terör ilişkisi olmayan kesimlerin de masada olması gerekir. Türkiye Suriye'deki operasyonlarla yarın kurulacak olan masada yerini güçlendirdi.

AVRUPA'NIN GELECEĞİ YOK

Avrupa'nın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Avrupa'da stratejik akıl dumura uğramış vaziyette. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi konularında inandırıcılığını kaybetti. Özellikle göç konusunda mültecilere yönelik politikaları, ırkçılığın yükselmesi ile Avrupa'nın inandırıcılığını kaybetti. Siyasal olarak da çözülme eğilimine girdi. Avrupa'nın geleceğini pek ümitvar görmüyorum. Bir takım Avrupa siyasi kültürüne yerleşmiş hususlar var. Bunların başında da ırkçılık geliyor. Biraz kazıdığınız zaman ırkçılık ortaya çıkıyor. Son zamanlarda bunu çok net gördük.

BATI AK PARTİ'Yİ ANLAMIYOR

Avrupa son yıllarda neden Türkiye'ye bu kadar sert tavır alıyor?
Bir kere Türkiye'nin siyasetini anlamıyorlar. Bence Ak Parti'yi de anlamıyorlar. Ak Parti'nin muhafazakarlığını anlamıyorlar. Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde yeni bir statü kazanmasını anlamıyorlar ve bundan ürküyorlar. Bütün bunlar ekonomik işaretler. Köprülerin, tünellerin, hava limanlarının yapılması, bütün bunlara ekonominin dayanamayacağı ve iflas edeceği düşündüler... Fakat ekonominin dayanması, ekonomik krizin hiçbir zaman gelmemesi bütün bunlar hem Avrupa'da hem de Amerika'da büyük şaşkınlığa neden oluyor.

"Eskiden Türkiye ne güzeldi, her dediğimizi yapardı, anlaşmamız kolay olurdu. Şimdi olmayacak." Batı'nın böyle endişeleri var. Bütün bunlar Türkiye'yi önemli bir ülke olarak gördükleri için.

Avrupa'nın güvenliği ve ekonomisi için önemli olduğu için. Türkiye'yi eskiden olduğu gibi şuraya buraya sevk edemeyeceğiz, kumanda edemeyeceğiz endişesi var.

ALİ DEĞERMENCİ

Kaynak: Takvim