Dünyanın dört bir yanından 821 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor

Dünyanın dört bir yanından 821 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor

Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı (BCFN), Milano Belediyesi ve Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP) ile birlikte; şehirlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmadaki rolünü analiz etmek için birçok uluslararası uzman ve yetkilinin katkılarıyla gerçekleştirilen "Gıda ve Şehirler" araştırmasını yayımladı.

Dünya nüfusunun yüzde 50'den fazlası şehirlerde yaşıyor. Uzmanlar; açlık, iklim değişikliği, gıda güvensizlikleri nedeniyle bu oranın 2050 yılına kadar yüzde 80'e ulaşacağını belirtiyor. Yiyecek talebini artıracak bu trend şehirlerin, mevcut gıda sistemlerinin başa çıkamayacağı bir senaryo ile yüzleşeceğine işaret ediyor. Yapılan açıklamalara göre geçtiğimiz yıldan bugüne, açlıkla mücadele eden kişi sayısında yüzde 4,6 artış yaşandı. Dünyanın dört bir yanından 821 milyon kişinin açlıkla mücadele ettiği günümüzde uzmanlar, sürdürülebilir gıda üretimi ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmenin açlıkla mücadelede önemli rol oynadığını söylüyor.

Dünyada gıda ve beslenmeye ilişkin sorunları analiz etmek ve somut çözüm önerileri geliştirmek amacıyla kurulan Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı (BCFN), Milano Belediyesi ve Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP), Milano'da 9'uncusu gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve Beslenme Forumu'nda şehirlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmadaki rolünü analiz etmek için birçok uluslararası uzman ve yetkilinin katkılarıyla gerçekleştirilen "Gıda ve Şehirler" araştırmasını yayımladı.

Dünyanın farklı bölgelerinden 7 büyük şehrin (New York, Rio de Janeiro, Milano, Ouagadougou, Tel Aviv, Seul ve Sydney) sürdürülebilir kalkınma, gıda israfı ve açlığa karşı aldığı önlemlerin vaka çalışması olarak incelendiği “Gıda ve Şehirler” araştırması, büyük şehirlerde hayata geçirilen sürdürülebilir uygulamaların Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada büyük katkıları olabileceğini kanıtladı.

“Gıda ve Şehirler” araştırması, dünyanın dört bir yanından 70'in üzerinde uzman ve şehir yönetimi üyesinin iş birliği ile gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler’in 2030 yılı için öngördüğü 17 sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşmak için küresel düzeyde uygulanabilecek çözümler öneren araştırma çerçevesinde, büyük popülasyona sahip 7 şehirdeki gıda ve beslenme sorunlarını çözmek için hayata geçirilen sürdürülebilir uygulamalar paylaşıldı.

“Şehirlerin rehber rolü üstlenmesi gerekiyor”
Araştırmanın küresel çapta fikir alışverişini teşvik etmesini umduğunu söyleyen BCFN Vakfı Araştırma Programı Yöneticisi Marta Antonelli; “Gıda üretimi ve tüketimi, iklim değişikliğini de doğrudan etkiliyor. Bu yüzden sürdürülebilir gıda üretimini iyileştirmek ve doğru beslenme alışkanlıkları edinmek için acele etmeliyiz. ‘Gıda ve Şehirler’ araştırması; siyasi liderlere ve sektör yetkililerine, gıda üretimini daha sürdürülebilir hale getirmek için yapılması gereken değişiklikler hakkında tavsiyelerde bulunuyor. Şehir yönetimlerinin yeni gıda ve beslenme uygulamalarına ilişkin bilgi paylaşarak, şehir sakinlerini karar alma sürecine dahil ederek ve çevresel sorunlara yönelik somut çözümler üreterek gıda ve beslenme sürdürülebilirliği konusunda bir rehber rolü üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Sidney'in yüzde 8,5'i açlıkla mücadele ediyor
Büyük şehirlerde yürürlüğe giren sürdürülebilir uygulamaların incelendiği araştırmada, Sidney’de nüfusun yüzde 8,5’inin yiyecek alacak maddi duruma sahip olmadığı için açlıkla mücadele ettiği belirtildi. Sidney Üniversitesi ve New South Wales Canberra Üniversitesi, bu sorunu çözmek için özel sektör ile iş birliği yaparak FoodLab Sydney projesi üzerinde çalışmaya başladı. Sürdürebilir sistemler ile gıda üretimi yapan şirketleri destekleyen proje, her sosyal sınıftan insanın gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Güney Kore 2,5 milyar dolardan fazla bütçe ayırdı
Araştırmaya göre Güney Kore’nin başkenti Seul’de Eco School projesi ile gençlerin sağlıklı ve sürdürülebilir gıdaya erişiminin kolaylaştırılması hedeflendi. Şehirdeki 705 bin öğrencinin sürdürülebilir gıdaya erişimini kolaylaştırmak için 2011’de yürürlüğe giren projeye bugüne dek 2,5 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı. Çevresel sürdürülebilirliğin lideri olarak gösterilen Tel Aviv’de ise insan sağlığı ve çevreyi korumaya yönelik çözümler bulmayı amaçlayan Bon Appetite programı, 2016’da yürürlüğe girdi. Programla birlikte Tel Aviv’de yer alan 38 alışveriş merkezinin çatı katı, hidroponik teknoloji desteği ile ekime uygun bahçe olarak kullanılmaya başlandı.

6 ayda 840 ton gıda tasarrufu sağlandı
New York, sürdürülebilir kalkınma çalışmalarına restoranlarla başladı. Şehirdeki restoranlar ve gıda perakendecilerinin trans yağ kullanması yasaklandı; menülerde yer alan her yemeğin kalori miktarının yazılması kural haline getirildi. Milano’da ise gıda israfını azaltmaya yönelik farklı yaptırımlar yürürlüğe girdi. Çöpe atacağı yiyecekleri yardım derneklerine bağışlayan insanlardan yüzde 20 daha az vergi alınarak 6 ayda 840 ton gıda tasarrufu sağlandı. Rio de Janeiro ve Ouagadougou’da ise tarıma ve çiftçiye yatırım yapılarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması hedefleniyor.

Kaynak: DunyaGida