Ekonomide temel sağlam

Ekonomide temel sağlam

Türkiye, faiz ve döviz kuru üzerinden ekonomiyi hedef alan saldırılara rağmen 2023 hedeflerine emin adımlarla ilerliyor. 2017’deki 1 milyon kişiye istihdam ve 7,4 büyüme ile rekor kıran Türkiye, atılım hamlesini 2018’e taşıyacak. Hafta başında 23 dev projeye verilen 135 milyar liralık teşvik belgesi kararlılığın göstergesi oldu.

Türkiye ekonomisi geçen yılın tamamında yüzde 7,4 büyüyerek dünya ekonomisinin yüzde 85’ini oluşturan G-20 ekonomileri içinde birinci sırada yer aldı. 2011’deki birinciliğinin ardından geçen yıl G-20’nin ikinci kez en yüksek büyüme kaydeden ülkesi olma başarısı gösteren Türkiye, Avrupa Birliği ve Avro Bölgesi ekonomilerinin 2,5 katı bir büyüme yakaladı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla Gayrisafi Yurtiçi Hasılası 2017 yılında 3 trilyon 104 milyar 907 milyon liraya çıktı. Bu rakam 2016’da 2,6 trilyon liraydı. Türkiye; istihdam, ihracat ile borç ve dış ticaret açığının gayrisafi milli hasılaya oranı gibi kalemlerde de çok iyi konumda.

BÜKEMEDİKLERİ BİLEĞİ ÖPTÜLER
Türkiye ekonomisinin düşük büyüme sergileyeceğine yönelik olumsuz analizler açıklayan kurumların hepsi Türkiye’nin yüksek performanslı büyüme rakamları karşısında şoke oldu. 2016 ve 2017 yılı içerisinde ardı ardına Türkiye ekonomisi hakkında politik amaçlı raporlar açıklayan kurumların tamamı sonradan açıklamalarını düzeltmek zorunda kaldı. Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs önce Türkiye’nin 2017’de ancak yüzde 1.8 oranında büyüyebileceğini açıkladı, ancak Türkiye’nin 2017’nin ilk çeyreğinde yüzde 5’in üzerinde büyümesiyle birlikte 2017 sonu için büyüme tahminini yüzde 2,6’ya yükseltti. Ancak Goldmans Sachs bir kez daha yanıldı. Zira Türkiye ekonomisi, 2017 yılının tamamında yüzde 7.4 oranında büyüdü. Bu büyümeyle, yüzde 8,4 büyüyen İrlanda’dan sonra Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.

AVRUPA’NIN YILDIZI OLDU
Global veritabanlarında ve araştırma raporlarında bir Avrupa ekonomisi olarak gösterilen Türkiye’nin bu başarısı Avrupa’ya da yaradı. Türkiye, 7,4 büyüme ile Avrupa’nın büyüme ortalamasını da yukarı çekti. Global Ekonomik Görünüm Raporu’nu 22 Ocak 2018 tarihinde güncelleyen Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’nin Avrupa kategorisindeki büyümedeki payına vurgu yaptı. Geçen yılın ortasına kadar Türkiye’nin yüzde 2,5 büyüyeceğini iddia eden IMF, 2018 başındaki raporunda Türkiye’nin yüzde 5’in üzerinde büyüyebileceğine dair bir düzeltme yayınladı. IMF raporunda şu ifadeler yer aldı: “2017 yılında büyümenin yüzde 5'i aştığı tahmin edilen ve gelişmekte olan Avrupa'da, 2018 ve 2019'daki ekonomik aktivitenin, önceden tahmin edilenden daha güçlü olduğu ve özellikle de Türkiye ve Polonya için daha yüksek bir büyüme tahminiyle birlikte yukarı çekileceği tahmin edilmektedir. Bu düzeltmeler, kolay mali koşullar ve avro bölgesinden gelen güçlü ihracat talebi ile Türkiye için uygun bir politika duruşu içeren elverişli bir dış ortamı yansıtmaktadır.”

BÜYÜMEDE DERİNLİK ARTIYOR
Türkiye geçen yıl elde ettiği yüzde 7,4’lük büyümenin yüzde 2,3 puanını yatırım ve net ihracat kaleminden elde etti. Bu; gelecek yıllardaki büyümeyi de destekleyecek şekilde 'derinlemesine' bir gösterge olarak nitelendiriliyor. 2017’de ihracatını yüzde 10,2 arttıran Türkiye, sağladığı teşviklerle yatırım, istihdam, üretim ve ihracatını bu yıl da ihracatını yüzde 10’ün üzerinde arttırmayı hedefliyor. Yatırım, üretim ve ihracata dayalı topyekün hızlı büyüme sürecine giren Türkiye, bu hafta 23 projeye verdiği 137 milyar liralık teşvik belgesiyle ekonomik olarak büyümeye kararlı olduğunu gösterdi.

190 MİLYAR DOLAR DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM
Türkiye son 15 yılda 190 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çekti. Enerji, finans, alt yapı, gayrimenkul, sağlık ve eğitim gibi alanlarda yatırım yapan bayancıların Türkiye ilgisi devem ediyor. Özellikle yakın zaman önce Meclis’ten geçirilen reform niteliğindeki düzenlemelerle önü açılan yabancıların, doğrudan yatırım için peş peşe projeler açıklaması dikkat çekiyor. Yabancıların Türk tahvillerine ilgisi de sürüyor. Borsa İstanbul’daki pay piyasalarında büyük yatırımları bulunan yabancıların ilgisi nedeniyle Borsa İstanbul geçen yıl başlayan yükseliş trendini yakın zaman önce 120 bin sınırının üzerine çıkardı.

2017’DE 1 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM
Türkiye’nin istihdam yaratma potansiyeli de bütün dünyada ilgiyle izleniyor. Geçen yıl 1 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlayan Türkiye’nin son 10 yılda sağladığı iş imkanı 7 milyon kişiyi buldu. Buna karşın 500 milyon nüfuslu Avrupa’da ise son 10 yılda sadece 3,8 milyon kişilik istihdam yapıldı. Büyük istihdam yapmasına rağmen Türkiye’de iş gücüne yoğun katılımdan dolayı işsizlik halen istenilen orana düşürülmüş değil. İşgücüne katılım oranı yüzde 52,8’e çıktı ve toplam istihdam edilen kişi sayısı 28 milyon 189 bin kişiye ulaştı.

Türkiye’nin 2018-2020 dönemi OVP’deki hedefleri

BORÇLULUKTA İKİ KAT DAHA İYİYİZ
Avrupa’nın büyük ekonomilerinde hükümet borçlarının milli gelire oranının yüzde 65-134 bandında görülüyor. Bu oran Almanya yüzde 65, İngiltere yüzde 86, Fransa yüzde 98, İspanya yüzde 99 ve İtalya yüzde 134’e kadar çıkıyor. Türkiye’nin kamu borç stokun milli gelire oranı ise yüzde 30’un altındı seyrediyor. Avrupa Birliği’nin üye ve aday ülkeler için şart koştuğu Maastricht kriterlerine göre bu oran yüzde 56 civarında. Bu kritere göre Avrupa ülkelerinin yüksek borçları adeta alam veriyor. Türkiye ise Maastrich kriterinin iki katı kadar daha ideal durumda. Türkiye’nin bütçe açığının GSYH’ya oranı %2’nin altında.

2018’DE DE YÜKSEK BÜYÜME İŞARETLERİ
2017 yılında yaşanan küresel canlanma ve yapısal reform adımlarıyla birlikte rekor düzeyde bir büyüme oranı yakalayan Türkiye ekonomisi, 2018 yılına da hızlı bir giriş yaptı. Elde edilen öncü göstergeler 2018 yılında da ciddi bir büyüme yakalayacağını işaret ediyor. Kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme patikasına giren Türkiye, Orta Vadeli Program’da 2018 yılı için öngörülen büyüme oranı yüzde 5,5. Yılın ilk üç ayına ilişken açıklanan üretim, ihracat ve turizmi de içine alan hizmetler sektörlerinin bu yıl da büyümeyi sırtlaması bekleniyor.

Kaynak: YeniŞafak