Gülpolat, 28 Şubat: Demokrasi Tarihimizin Hafızasındaki Kara Sayfadır
Öz Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Gülpolat, 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen ve kamuoyunda “postmodern darbe” olarak anılan sürecin yıldönümü dolayısıyla bir değerlendirmede bulundu.
Gülpolat, 28 Şubat’ın yalnızca bir siyasi müdahale değil; millet iradesine, temel hak ve özgürlüklere ve demokratik düzene yönelmiş sistematik bir baskı süreci olduğunu vurguladı.
Millet İradesine “Balans Ayarı” Yapılamaz
28 Şubat süreci, seçilmiş iradeye yönelik vesayetçi bir anlayışın tezahürüdür. Adı ne olursa olsun; ister “postmodern”, ister “balans ayarı” denilsin, sonuç değişmemektedir: Demokratik meşruiyet zedelenmiş, toplumsal barış yara almıştır.
Bu süreçte:
• İnanç özgürlüğü sınırlandırılmış,
• Eğitim hakkı engellenmiş,
• Kamu görevlerinden uzaklaştırmalar yaşanmış,
• Toplumun belirli kesimleri sistematik biçimde ötekileştirilmiştir.
Binlerce insan yalnızca kimliği, inancı veya dünya görüşü nedeniyle mağdur edilmiş; aileler, hayatlar ve gelecekler ağır bedeller ödemiştir.
Darbeler En Çok Emek Dünyasını Yaraladı
Türkiye’nin yakın tarihi, belirli aralıklarla kesintiye uğratılan demokrasi tecrübeleriyle şekillenmiştir. 1960, 1980 ve 28 Şubat… Her biri farklı yöntemlerle gerçekleşmiş olsa da ortak noktaları aynıdır: Millet iradesine müdahale.
Darbe dönemlerinde hukuk zayıflar, adalet yara alır, özgürlük alanı daralır. Bu daralmadan en fazla etkilenen kesim ise emekçilerdir. Çünkü demokrasi zeminini kaybetmiş bir ülkede çalışma barışı da kalıcı olamaz.
Sendikal örgütlenme, ifade özgürlüğü ve sivil toplum faaliyetleri; güçlü bir hukuk devleti olmadan güvence altına alınamaz.
Öz Gıda İş’in Demokrasi Duruşu Nettir
Öz Gıda İş Sendikası, kuruluşundan bu yana darbelere, antidemokratik girişimlere ve hukuksuz uygulamalara karşı net bir duruş sergilemiştir. Bizler için demokrasi; yalnızca sandık sonucu değil, insan onurunun, temel hakların ve çoğulcu yapının güvence altına alınmasıdır.
Millet iradesine yönelik her türlü müdahale; hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, kabul edilemez.
28 Şubat’ı anmak, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; aynı yanlışların bir daha yaşanmaması için ortak hafızayı diri tutmaktır.
Bu vesileyle 28 Şubat sürecinde mağdur edilen tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyor; demokratik hukuk devleti ilkesine olan bağlılığımızı bir kez daha güçlü şekilde ifade ediyoruz.
Türkiye’nin geleceği; vesayetle değil, millet iradesiyle; baskıyla değil, özgürlükle; müdahaleyle değil, hukukla şekillenecektir.
Basın Bürosu
Yayımlanma Tarihi: 28 Şubat 2026 Cumartesi







