Afrika için felaket senaryosu 3 milyon insan ölebilir

Afrika için felaket senaryosu 3 milyon insan ölebilir

Birleşmiş Milletler (BM), ekonomisi kötü, sağlık sistemi zayıf, genç nüfusu kalabalık Afrika için koronavirüsün felakete yol açabileceğini açıkladı. Nüfusun yüzde 56’sının yetersiz beslenme ve sağlık imkanlarından yoksun yaşadığı kıtada 3 milyon kişinin ölebileceğine işaret ediliyor.

Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA), Afrika’da yeterli önlemler alınmadığı takdirde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle en az 300 bin ile 3,3 milyon arasında insanın hayatını kaybedebileceğini açıkladı. Komisyon tarafından salgının ekonomi ve toplumsal hayat üzerindeki etkilerine ilişkin hazırlanan raporda, virüsün yayılımı kontrol altına alınsa dahi olumsuz iktisadi etkilerin kıta için kaçınılmaz olduğu vurgulandı. Kıtada büyük şehirlerde yaşayan insanların yüzde 56’sının aşırı kalabalık ve imkanların kısıtlı olduğu kenar mahallelerde yaşadığına dikkat çekilen raporda, sadece yüzde 34’lük bir kesimin en temel el yıkama imkanına sahip olduğu aktarıldı.

İHTİYAÇ 100 MİLYAR DOLAR
Hükümetlerin sağlık ve sosyal alandaki ihtiyaçları karşılaması için 100 milyar dolara ihtiyaç duyduğu belirtilen raporda, bu yıl kıta ekonomilerinin büyümelerinin yüzde 1,8 ile 3,1 arasında yavaşlamasının beklendiği vurgulandı. Raporda, Afrika’nın iş gücünün yüzde 71’inin kayıt dışı olduğu hatırlatılarak, bu insanların evden çalışma imkanın olmadığı ve salgının 27 milyon insanı aşırı yoksulluğa itebileceği uyarısı yapıldı. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin verilerine göre (Africa CDC), kıta genelinde şu ana kadar 18 bin 333 vaka görülürken, 962 kişi de hayatını kaybetti.

40 MİLYONA 35 VENTİLATÖR
Uganda, Somali ve Çad’dan doktorlar da sahadaki imkansızlıklara dikkat çekti. Yeni Şafak’a konuşan doktorlar, kıtadaki laboratuvarların virüsü tespit edecek düzeyde olmadığını ifade ederek kıtanın krizin eşiğinde olduğunu söylediler. Uganda İslam Üniversitesi Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Lwere Kamada, 40 milyon nüfusa sahip Uganda’da 3 bin tıp doktoru olduğuna dikkat çekerek, “Bugüne kadar ülkemizde Ebola, Marburg ve Salmonella salgınları yaşandı. Koronavirüs vakaların artması durumunda maske ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipmanlarımız yok. Yeterli yatak kapasitemiz olmadığı gibi tüm ülkede yaklaşık 35 ventilatör var” dedi.

BİLDİRİLEN VAKA SAYISI AZ
Koronavirüs vakalarının az olmasını testin sağlam olmamasına bağlayan Kamada, “Şimdiye kadar yüksek riskli ülkelerden gelenleri ve genel nüfustan sadece birkaçını test edebildik. Bu nedenle bildirilen vaka sayısı çok düşük. Okula giden çocuklar arasında çok fazla viral salgın olduğundan, bir çeşit doğal bağışıklık olduğu kanaatimiz de var. Yani bazıları fark edilmiyor ve belki de koronavirüs geçmişte yaşadığımız bu salgınlardan biridir” diye konuştu.

Yoğun bakım yok!
Çad Koronavirüs Yönetim Komitesi Başkan Yardımcısı Dr. Zakaria Mahamat Ouchar, “Afrika’da salgın ile başa çıkmak için önleyici tedbirler geliştirilmeli. Yoğun bakım hizmetlerinin azlığı nedeniyle tedavi araçları yetersiz. Çad’da, 15 milyon kişi için 50’den az yoğun bakım yatağına sahibiz. Yağışlı mevsimin başlaması ve nemle birlikte virüsün çok hızlı yayılmasından korkulmakta ve vaka sayısı çok hızlı bir şekilde artabilir” dedi. Kıta genelinde vaka sayısının azlığını epidemiyolojik izleme sisteminin zayıf oluşuna bağlayan Ouchar, “Vakalar tespit edilemediği için sayı düşük” ifadelerini kullandı.

Tespit zor
Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Yahyahan Güney, “Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının şu anda en az etkilediği kıta Afrika olarak gözükmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre 54 Afrika ülkesinin 52’sinde toplam vaka sayısı 11 binden fazla ve 600 ‘ün üzerinde ölüm görüldü. Kovid-19’un daha sık görüldüğü Afrika ülkelerine baktığımızda yurt dışı uçuşlarının ve turistik amaçlı ziyaretlerin yaygın olduğunu görüyoruz. Salgının yaygın olduğu ülkelerden Afrika’ya yapılan uçuşların az olması vakaların kıtada hızlı çoğalmamasındaki nedenlerden biridir. Ayrıca, Afrika’daki mevcut sağlık sisteminin yetersiz olması Kovid-19 vakalarının tespitini güçleştirmektedir. Vaka sayılarının çok artmamasının bir diğer nedeni mevcut vakaların tespit edilemeyişine de bağlanabilir” dedi.

Büyük kriz olabilir
Afrika ülkelerinin başkentleri yoğun nüfus popülasyonuna sahip olduğuna dikkat çeken Güney, “İnsanlar günlük ihtiyaçlarını şehir merkezlerinde kurulan pazarlardan ve mevcut dükkânlardan yapmaktadır. Bu alanlar oldukça kalabalıktır ve hijyen bakımından oldukça elverişsiz durumdadır. Bunun yanı sıra bir ailenin ortalama beş ila yedi kişi olduğu ve küçük yerlerde yaşadıklarını düşünürsek olası bir yayılma kıtada büyük bir krize dönüşebilir. Afrika ülkelerindeki sağlık sistemleri, kullanılan ekipmanlar, medikal cihazlar ve tecrübeli personel sayısı da göz önüne alındığında salgının etkileri başa çıkılamayacak boyutlara ulaşabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nden yapılan çağrılarda Afrika ülkelerinin sosyal izolasyonu kısa sürede sağlamaları ve halka Kovid-19’a karşı alınacak tedbirlere dair bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerektiği vurgulanmıştır” ifadelerini kullandı.

Kovid’le baş edemeyiz
Somali Al Ayaan Hastanesi Genel Cerrah Dr. Lieben, “Afrika’nın genç nüfus ve sıcak iklim gibi faktörleri Kovid-19’un yayılmasını yavaşlatıyor. Afrika’ya uçuşların Avrupa’ya kıyasla çok daha azlığı ise virüsün artmamasının başlıca nedeni. Afrika’da görülen çoğu vaka Avrupa’da yaşayan Afrikalıların ülkelerine dönüşlerinde tespit edildi” şeklinde konuştu. Kovid-19’ın Afrika’da yetersiz beslenme ve hastalığın pandemik oluşu nedeniyle daha ölümcül olabileceğini belirten Dr. Lieben, “Afrika’da sağlık sisteminin zayıf oluşu, HIV ve tüberküloz gibi hastalıkların yaygın olması, salgın durumunda kriz riskini artırır. Afrika’daki laboratuvarlar virüsü tespit edemiyor. Afrika ülkelerinde yapılan bazı testler olsa bile, halkın günlük yaşamında sürekli iç içe olması, toplu taşıma araçlarının az oluşu, temiz suyun bulunmaması salgın riskini artırıyor” diye konuştu. Afrika’da 100 bin kişiye 2 sağlık çalışanının düştüğünü aktaran Dr. Lieben,”Kovid-19’un tedarik zinciri üzerindeki etkisi, kilitlenmeler, üretim tesislerinin ve limanların kapatılması, mevcut stokların tükenmesi şartları zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: YeniŞafak