Emek ve Adalet Talebimizi CHP Önünde Haykırdık

Emek ve Adalet Talebimizi CHP Önünde Haykırdık

31 Mart seçimleri sonrasında Bolu Belediyesi başta olmak üzere CHP’ye geçen belediyelerde yaşanan işten çıkarmalar ve sendikal baskıları protesto etmek amacıyla Bolu Belediyesi önünden başlatılan “Emek ve Adalet Yürüyüşü” CHP Genel Merkezi önünde tamamlandı. 

Hizmet-İş Sendikamız tarafından gerçekleştirilen ve 12 gün süren yürüyüşün son etabına, Bolu Belediyesi’nde işten çıkarılan 97 işçi ve aileleri ile CHP’li diğer belediyelerde işten çıkarılan işçiler, Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu, Ankara Şube Başkanımız Duran Çiçek, Şube Başkan Yardımcılarımız, Genel Merkeze Bağlı İşyerleri Sorumlumuz Hasan Çiloğlu, Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın başkan ve yöneticileri ile binlerce HAK-İŞ’li emekçi katıldı. Yaklaşık üç kilometre süren yürüyüş, CHP Genel Merkezi önünde tamamlandı. 

Eylem boyunca “HAK-İŞ Nerede Biz Oradayız”, “Vur Vur İnlesin CHP dinlesin”, “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Dik Dur Eğilme, İşçi Seninle”, “Ekmeğime Uzanan Eller Kırılsın”, “Gel Dedin Geldik, Neredesin?”, “HAK-İŞ Burada, CHP Nerede?”, “Başkan Nerede, Biz Oradayız”, “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “İşçiler Seninle Gurur Duyuyor”, “Yaşasın Onurlu Mücadelemiz”, “İşçi Sendika Omuz Omuza” sloganları atıldı.

“Selam Olsun Hakları ve Emeği İçin Yollara Düşenlere”
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, CHP Genel Merkezi önünde binlerce HAK-İŞ’liye, “Selam Olsun hakları için, emeği için, ekmeği için yollara düşenlere. Zalimlere, emek düşmanlarına karşı yürüyenlere selam olsun. Selam olsun bu yağmurda ıslananlara, 196 kilometre boyunca bizimle birlikte yürüyen HAK-İŞ’lilere, selam olsun yiğit emekçilere, HAK-İŞ’lilere selam olsun. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diye seslendi.

“Zulmün ve Zalimin Karşısındayız”
31 Mart 2019 seçimlerinden hemen sonra ağırlıklı olarak CHP’li Belediye Başkanlarının daha mazbatalarını almadan, Belediye Başkanlığı koltuğuna oturmadan, HAK-İŞ’e bağlı sendikalara yönelik bir operasyon başlattığını dile getiren Arslan, “Sözde kendilerine sendika diyen bir kısım taşeron örgütlerle işbirliği yaptılar ve işyerlerimize saldırdılar. Üyelerimize baskı yaptılar, tehdit ettiler, sürgün ettiler. Bu yapılanlara karşı susacak mıydık? Elbette susmayacaktık, zulüm kimden gelirse gelsin, zalim kim olursa olsun, HAK-İŞ olarak zulmün ve zalimin karşısında, mazlumun yanında olmak zorundayız. Onun için bütün bunlara karşı direniyoruz. HAK-İŞ’e bağlı sendikalarımızdan baskı, tehdit, zorlama ve sürgünlerle istifa ettirilen üye sayımız bugün itibariyle 14 bin 900 oldu. Bu arkadaşlarımız sendikalarımızdan zorla koparılırken, bizden ayrılırken gözyaşları dökenlerin gözyaşları kalacak mı? Hesabını sormayacak mıyız?” şeklinde konuştu.

“Duvardan Ses Var, CHP’den Ses Yok”
Bolu’daki direnişin 61. Gününe ulaşıldığını anımsatan Arslan, “61 gündür Bolu’daki eylem çadırımızda eylemimiz devam ediyor. Yürüyüşümüzün 12. Günü’ne ulaştık. Sesimizi Bolu dağı duydu, Azap deresi duydu, Kargasekmez duydu, Kızılcahamam duydu, Kahramankazan duydu, Gerede duydu, Yeniçağ duydu, sadece CHP duymadı. Duvardan ses var, CHP’den ses yok. Sesimizi duyurmak istedik. HAK-İŞ ve sendikalarımız bir işçi örgütüdür. Hiçbir siyasal parti ile herhangi bir hesabımız olamaz. Biz siyasal partilerin rakibi değiliz, iktidarın alternatifi değiliz, biz sendikacıyız. Haklarımız için varız, emeğimiz, ekmeğimiz, geleceğimiz için varız. Bizim varlık nedenimiz bu. CHP’li yetkilileri uyardık dedik ki bizim işimizi elimizden almayın. Bizim işimizi geri verin. Arkadaşlarımız işlerine dönsünler, sendikal baskıları durdurun, toplu sözleşmelerimizi yapalım. Sürgünleri durdurun, gelin masada protokol imzalayalım, işimize geri dönelim dedik” ifadelerini kullandı.

Hak İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın Belediye Başkanı seçildiği takdirde işçileri işten çıkarmayacağına dair televizyon programındaki görüntülerini kalabalığa izleterek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın işçilere verdiği sözü yerine getirmesini istedi.

“Kılıçdaroğlu Çağırdı, Biz de Geldik”
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın hiçbir işçiyi atmayacağına dair noterden verdiği taahhütnameyi hatırlatan Arslan, “Sayın Özcan’a sözünü hatırlattık. Arkadaşlarımız size inanmamış siz de noterden taahhütname vermişsiniz. Yapmayın, verdiğiniz sözü unutmayın. Dün dündür, bugün bugündür demeyin sözünüzü yerine getirin. Arkadaşlarımızı işe alın demiştik. Sayın Kılıçdaroğlu’nun verdiği sözü yerine getirmesini istiyoruz. Eğer bir sorun yaşarsanız, bir sıkıntınız olursa bana gelin beni bulun dedi. Namus sözü verdi. Sayın Kılıçdaroğlu çağırdı biz de geldik ve bugün buradayız. Sayın Kılıçdaroğlu’na buradan tekrar sesleniyorum. Biz geldik, işimizi, aşımızı, ekmeğimizi istiyoruz. Lütfen sözünüzün arkasında durun, sözünüzü yerine getirin, masada imzalayalım ve işimize dönelim. Bizim beklentimiz ve arzumuz bu” dedi.

“Yürüyüşümüz Sendikal Hareket İçin Yeni Bir Çığır Açtı” 
12 günlük Emek ve Adalet Yürüyüşü’nün Türkiye sendikal hareketi için yeni bir çığır, yeni bir ufuk açtığını dile getiren Arslan, “Adım adım 200 kilometre yol yürüdük. Yağmurda, çamurda, doluda, rampada, inişte hasılı 200 kilometrelik yolu onurlu bir şekilde yürüdük. Ayaklarımız şişti, parmaklarımız su topladı ama asla vazgeçmedik, geri adım atmadık, geriye çekilmedik. 12 günlük onurlu ve kararlı yürüyüşümüzün sonunda bugün buradayız” diye konuştu.

“Yürüyüşümüz Boyunca Kimseyi Rahatsız Etmedik”
Emek ve Adalet Yürüyüşü boyunca hiç kimseye hakaret etmediklerini, hiç kimseyi rencide etmediklerini, sadece hak ve hukuku, geleceği konuştuklarını belirten Arslan, “Yollarda bizi karşılayan vatandaşlarımızı rahatsız etmedik, siyasi görüşlerinden dolayı onları asla rencide etmedik. Hiçbir şekilde CHP’nin ya da başka bir siyasi partinin tüzel kişiliğine karşı bir tavrımız olamaz. Biz sadece Sayın Kılıçdaroğlu’nun ve Belediye Başkanlarının sözünü yerine getirmesini istedik” şeklinde konuştu.

“Bütün Açıklamalarımızda Masada Anlaşmayı Önerdik”
Emek ve Adalet Yürüyüşü boyunca yaptıkları bütün açıklamalarda masada anlaşma önerisinde bulunduklarını anlatan Arslan, “Gelin oturalım, konuşalım sorunlarımızı birlikte çözelim. Arkadaşlarımız iş başı yapsınlar. Baskılara son verin, toplu sözleşmeleri yapalım, sürgünleri durdurun, el sıkışalım dedik. Gelmediler, o yüzden bugün biz buraya geldik. Bizim geliş amacımız, davamız bu. Bunun için buradayız. Ancak bizim çağrılarımız, mesajlarımız, haykırışlarımız, feryatlarımız, alınterimiz, gözyaşımız anlaşılmıyor, anlamıyorlar. Türkiye anladı, dünya anladı, herkes anladı, bunlar anlamadılar” açıklamasında bulundu.

Arslan’dan Emekçilere Mücadele Çağrısı
Arslan alandaki coşkulu kalabalığa, “Ekmeğimiz için, geleceğimiz için, hayatımız için, HAK-İŞ ve sendikamız için mücadeleye var mıyız? Sürgünlere karşı direnmeye, baskılara karşı direnmeye, işten çıkışlara, gerekirse yürümeye, gerekirse mücadeleyi sonuna kadar yapmaya var mıyız?” şeklinde seslendi. Alanı dolduran binlerce emekçi de Arslan’ın bu çağrısına “Varız” şeklinde karşılık verdi.

“Dualarla Geldik”
Emek ve Adalet Yürüyüşü boyunca kendileriyle yürüyen herkese teşekkürlerini ileten Arslan, “Bizimle birlikte yürüyen HAK-İŞ mensuplarına, sendikalarımıza ve herkese çok teşekkür ediyorum. Sanatçılarımız, bizimle beraber yürüdüler. Akademisyenler, Belediye Başkanları, Milletvekilleri, Sendika Başkanları, Memur-Sen büyük bir güçle bizimle beraber yürüdü. Yollardan geçerken yaşlı teyzelerimizin dualarını aldık, yaşlı amcalarımızın ellerini öptük, bize dualar gönderdiler. Esnafın duasını aldık. Yolunuz açık olsun, Allah muvaffak etsin dediler. Biz bunlarla buraya geldik, beddua almadan, dualarla geldik” dedi.

“Direnişe ve Mücadeleye Devam Edeceğiz”
Emek ve Adalet Yürüyüşü boyunca Bolu’dan itibaren kendileriyle birlikte yola çıkarak ilk günkü gibi heyecanını kaybetmeden, hastalığına bakmadan, eşini, çocuklarını geride bırakarak, kendileriyle kol kola yürüyen, Bolu Belediyesi’nde işten çıkarılan işçileri anımsatan Arslan, “Bu arkadaşlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Bize güvendiler, her türlü propagandaya, her türlü tehdide, her türlü yalana karşı bize güvendiler ve bizimle beraber yürüdüler. Şundan emin olsunlar ki biz de onlarla beraber olacağız. Meydanlarda kalacağız, direnişe ve mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Arslan’dan Kılıçdaroğlu’na Çağrı
CHP Genel Merkezi önünden Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenen Arslan, “Buradan CHP Genel Başkanına ve yetkililerine açık, net şu çağrıyı yapıyoruz: Baskı, tehdit ve korku ile istifa ettirdiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin. Biz yanlış yaptık, biz karışmamalıydık sendikalara deyin. Bunu yapmanızı istiyoruz. Bu baskılara son vermenizi istiyoruz. Arkadaşlarımız hangi sendikayı tercih ediyorlarsa oraya gitsinler. Sadece Bolu’da değil, Türkiye’nin her yerinde, Çanakkale Bayramiç’te, İzmir Menderes’te, Antalya’da, İzmit’te ve pek çok işyerlerinde sendikamız üyelerinden işten çıkarılanların işe dönmesini istiyoruz” dedi.

“Yetkilerimizi Düşürmek İçin Her Türlü Tezgahı Yapıyorlar”
CHP’ye geçen belediyelerde 10 bin üye adına toplu sözleşme görüşmelerinin devam ettiği bilgisini veren Arslan, “Yeni gelen Belediye Başkanları yetkilerimizi düşürmek için her türlü tezgahı yapıyorlar, her türlü oyunu oynuyorlar. Emekten yanasınız ya işçiden yanasınız ya namus sözü verdiniz ya gelin toplu sözleşmeler yapalım, imzalayalım. Baskılar sona ersin, sözleşmeler yapılsın, sürgünler dursun, işten çıkanlar işe dönsün” çağrısında bulundu.

“Yürüyüşümüz Mücadelemizin Sonu Değil, Başlangıcıdır”
Bolu’dan Ankara’ya gerçekleştirilen Emek ve Adalet Yürüyüşü’nün onurlu bir şekilde tamamlandığını ve birinci aşamanın tamamlandığını belirten Arslan, “Emek ve Adalet Yürüyüşümüz sendikal mücadelemizin bir başlangıcıdır. Bir son değildir. Yarından itibaren, eğer Pazartesi günü işçilerimiz işbaşı yapmazsa, yeni yöntemler, yeni sendikal mücadele yöntemleri oluşturacağız ve bu arkadaşlarımız işe dönünceye kadar devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. HAK-İŞ bayrağı dalgalandığı sürece, bu sendika ayakta kaldığı sürece, kim işten atılırsa onun yanında olmaya ve onlarla mücadele etmeye söz veriyoruz. Kimse mahzun olmasın, kimse korkmasın, kimse endişe etmesin. 700 bin HAK-İŞ ailesi ve milyonlarca gönüllü dostlarıyla bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

Hak İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, CHP Genel Merkezi önünde yaptığı basın açıklamasının ardından CHP önüne siyah çelenk bıraktı.

“Masada Oturup Görüşmeye Hazırız”
Siyah çelenk bırakma esnasında basına açıklamalarda bulunan Arslan, “Bugün 200 kilometrelik Bolu-Ankara Yürüyüşümüzü başarılı bir şekilde tamamladık. Arkadaşlarımızla beraber bir sağduyu yürüyüşü gerçekleştirdik. Yürüyüş boyunca kırıp dökmeden, kavga etmeden, hakaret etmeden, sövmeden, incitmeden sadece haklarımızı ve taleplerimizi ortaya koyduk. CHP’li yetkililer ve Sayın Kılıçdaroğlu bizim bu taleplerimizi haklı ve makul taleplerimiz kabul edilirse, masamız hazır, müzakere masası, sosyal diyalog masası hazır ve biz masayı devirmedik. Masada her an oturup görüşmeye hazırız. Arkadaşlarımızın sorunlarını çözmeye hazırız. Bizim kimseyle kavgamız ve düşmanlığımız yok. Bizim kimseye karşı husumetimiz olamaz” dedi.

“Gel Dediler Geldik”
Millet iradesiyle seçilmiş herkese saygı gösterdiklerinin altını çizen Arslan, “Haklarımıza, ekmeğimize, geleceğimize saldıran kim olursa, onun karşısında o zaman yıldırım oluruz, güç oluruz ve kuvvet oluruz. Gel dediler geldik. Keşke bizi buradan içeriye alsalardı da Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibiyle konuşup el sıkışsaydık. Bunu bekliyoruz. Sonuna kadar direneceğiz. Hakkımızı, hukukumuzu, ekmeğimizi, geleceğimizi alana kadar direneceğiz. Neye mal olursa olsun, bedeli ne olursa olsun ödeyeceğiz ve bunu devam ettireceğiz. Bu sendikal hareket için de HAK-İŞ için de sendikamız için de bir sorumluluktur. Ekmeğimize uzanan ihanet ellerini bir bir kıracağız ve mutlaka kazanacağız. Amacımız budur. Umarım bizi duymuşlardır” dedi. 

Arslan, mitinge katılan HAK-İŞ üyelerine teşekkür etti. Ankara dışından gelenlere hayırlı yolculuklar dileğinde bulundu.

Kaynak: Hak İş

Basın Bürosu