​Karadağ: Mevsimlik İşçilerimizin Bu Kadar Uzun Bir Süre Çalıştığı Dönem Yok

​Karadağ: Mevsimlik İşçilerimizin Bu Kadar Uzun Bir Süre Çalıştığı Dönem Yok

Doğu Karadeniz Rize Şube Başkanımız Sultan Murat Karadağ, ÇAYKUR’a verilen 50 bin gün adam ayı sayısının dolması nedeniyle iş akitleri askıya alınacak mevsimlik işçilerin alınan 1500 gün adam ayıyla 1 hafta daha çalışabilecekleri söyledi.

Doğu Karadeniz Rize Şube Başkanımız Sultan Murat Karadağ, düzenlenen basın toplantısında Çaykur tarihinde Mayısın başında girip de Ekim’in 15’ine kadar uzun bir süre çalışılan dönem olmadığını ifade ederek, 3 Mayıs'ta Çaykur'da iş başı yapan ve 17 Mayıs'ta iş akitleri askıya alınacak mevsimlik işçilerin yaptıkları çalışmalarla 1 hafta daha çalıştırılmasının sağlandığını kaydetti. 

Karadağ, ÇAYKUR’da hortumlanan bir kesim olduğunu ve bu hortumcuların ÇAYKUR mevsimlik işçisinden nemalandığından mevsimlik işçinin ekonomik durumunun iyileştirilmesinden ve 180 gün çalışmasından rahatsız olduğunu söyledi. Başkan Karadağ, ÇAYKUR mevsimlik işçisi için yapılan 180 gün protokolünün yeni bir sözleşme yapılıncaya dek devam edeceğini ve 180 gün çalıştırılma maddesinin yeni yapılacak sözleşmede de yer alacağını kaydetti.

Karadağ yaptığı açıklamada, “Yaş çay sezonu başlamadan önce çayı ve Çaykur’u değerlendirmek üzere 27 Mart’ta imzalanan ve yöre için, Çaykur işçisi için bir milat olan 180 gün protokolünün sözleşmeye konulmasıyla ilgili bilgilendirme toplantısı yapmıştık. Aradan geçen 6 aya rağmen biz bu 180 gün protokolünü gerek canlı yayınlarla gerek basın toplantılarıyla ve özellikle yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla fabrikaları birebir gezerek bunun maddelerini, ayrıntılarını anlattık. Ama maalesef bazı ‘ben bunlara hortumcu diyeceğim’ Daha önce Çaykur’da işçinin, emeğine, alın terine, hortumlarını bağlayıp onlardan nemalanan bir kesim var. İşçinin ilerlemesinden, fazla çalışmasından, ekonomik durumunun iyi olmasından onlar biraz rahatsız oluyor. Çünkü kendileri Çaykur’dan nemalanmaya alışmıştı. Yine bizim emekçi kardeşlerimiz için yapmış olduğumuz yeni gelişmelerin tam tersini anlatarak bizim daha çok dürüst arkadaşlarımızın bu işe inanmasının, 180 gün protokolünün 1 yıllık olduğunu, bunun siyasilerin bir seçim propagandası olduğu yönünde bir sürü yalan yanlış haber yapılıyor. Şu anda yaş çay sezonu bitti ama hamdolsun arkadaşlarımız ilk defa sezon bittiği halde çalışmaya devam ediyor. Belki de Çaykur tarihinde Mayıs’ın başında girip de şu an Ekim’in 15’i bu kadar uzun bir süre çalışılan dönem yok. Ekonomik beklentiler, gelir seviyesi yaşam standardına yetmediği için emekçi kardeşlerimiz için aldığımız haklar da yeterli gelmiyor. 180 gün protokolünün sözleşmeye konulmasıyla ilgili biz yeniden bunun detaylarını açıklayalım ki bundan sonra bu net olarak bilinsin. Bu siyasilerin bir oyunudur, bir yıllıktır, bunlar yalan söylüyor gibi yalan söylemlerde bulunanların işçinin emekçinin düşmanı olduğu ortaya çıksın.” dedi.

“2007’den bu zamana kadar bizim olmazsa olmazımız mevsimlik işçi ve Çaykur işçisidir” diyerek yola çıktıklarını kaydeden Rize Şube Başkanı Karadağ, “En son taşeronlara kadro verilmesinden sonra 9 ay 29 güne kadar çalışılabilir bakın çalışılabilir kısmını özellikle söylüyorum. Eğer kurumların ihtiyacı varsa bu ihtiyaç doğrultusunda mevsimlik işçiler 9 ay 29 gün çalıştırılabilir diye bir kanun çıktı. Bazı kesimler şunu söylüyor: ‘9 ay 29 gün verildi de siz niye 180 gün aldınız?’ Böyle bir durum yok. Sadece kurumlarda eğer iş olursa maksimum seviyede buna ihtiyacı olan kişi kadar alıp çalıştırılabilir şeklindeydi. Çaykur bizim yaşam kaynağımız, emeğimiz. Bunu da düşünmek zorundayız. Biz olaya hep sosyal boyut üzerinde gittik. Sonuçta bizim üyelerimiz aynı zamanda bu ülkenin vatandaşlarıdır. Ülkemizde vatandaşları arasında ayrım yapmadan denge oluşturmak zorundadır. Sosyal yönüyle düşünüldüğü zaman dedik ki yaptığımız hesaplara göre 180 gün çalışan bir kişi asgari ücretle çalışan bir kişinin senede aldığı parayı 12’ye böldüğü zaman yani bizim üyelerimizin 4-5-6 ay çalışan kişinin aldığı ücret asgari ücrete yakın bir ücrete geliyor, en azından açlık sınırının altında çalışmasın. Biz bu yöreye geldiğimizden beri dediğimiz bu olay olmasaydı zaten mevsimlik işçinin 4 ay 5 ay çalışıp geçinemediği gibi, bu insanlar için bu fikri ortaya atan, insanları buna inandıran ve bütün yöreyi bu konuda hemfikir eden bunun öncüsü olan Öz Gıda İş Sendikasıdır. Eğer bir konu gündemde olmazsa bunun başarılması da mümkün değildir. Biz o günlerden bugüne geldik. Hayati Beyden tutun Osman Aşkın Bak, Muhammed Avcı, Çaykur Genel Müdür Vekilimiz Yusuf Ziya Alim, AK Parti Rize İl Başkanımız İshak Alim, İl Başkan Vekilimiz Ali Haydar Er Bey gibi şu anda yönetimde olan ve çevredeki bütün herkes bu konuda birleşti, genel müdürümüz ve genel müdürlükte görevli olan birimlerin hepsi tek vücut oldu ve sonuçta 180 gün protokolü imzalandı ve sözleşmeye girdi. Ama burada ince bir nokta var bununda bilinmesini istiyoruz. Çaykur bir kittir. En çok bizim üzerimize gelinen orman neden 6 ay çalışırken 9 ay çalışabilecekken, Çaykur işçisi neden 9 ay çalışamayacak? Bu şundan kaynaklanıyor. Orman direkt maliye bakanlığına bağlı. Kar zarar cetveli olmayan bir kuruluş.Kar da etse zarar da etse direkt maliye bakanlığından bütçesi ayrılıyor ama Çaykur kamu iktisadi teşebbüsüdür. Bunun da açılımı şudur: İşlemiş olmuş olduğu ürünü satıp elde ettiği gelirle ürünün bedelini ödeyen, işçisinin maaşını ödeyen bir kuruluş olarak geçiyor, devlet destekli kitin anlamı bu. Burada devlet desteği olmazsa ayakta durması zor tabi. Maliye bakanlığından hazineden 12. ayın sonunda yani ocak başı itibariyle Çaykur’un çalışan işçi sayısı kadar adama gün sayısı veriliyor. Geçen yıl ocak ayında 50 bin gün adam ayı sayısı verilmişti Çaykur’a. Bizde Mart’ın 27’sinde büyük uğraşlar vererek 180 gün protokolünü imzaladık. Ocak ayında 50 bin gün verildiği için Mart’ın 27’sinde sözleşme imzalanınca Çaykur’da haliyle hazineye ve maliye bakanlığına yazı yazdı dedi ki bizim şu anda 180 gün sözleşmeye koyulmuştur buna bakanlıkta imza atmış sendikada imza atmış Çaykur da imza atmış. Benim bu insanları 180 gün çalıştırabilmem için 5 bin güne yakın bir güne ihtiyacım var. Bu talep Martın 27’sinde yapıldı. O tarihten sonra bu zamana kadar seçimler oldu yeni hükümet kuruldu bazı gelişmeler yaşanınca biraz gecikme oldu. Hükümetinde ekonomik tedbirleri dolayısıyla buna tam olarak olumlu bakılmadı buna. O günden bugüne Çaykur olsun, sendikamız olsun, genel başkanımız başta Tevfik başkan olmak üzere genel başkan yardımcılarımız olsun biz yerelde şube yönetimleri ve temsilcilerimizle siyasiler olsun bakanlıklar olsun büyük bir çalışma içindeydik gece gündüz bunun çalışmasını yapıyorduk bu konuda olumlu gelişmeler var. 180 günün imzalanmasında hiçbir sakınca yoktur bu sözleşme 1 yıllık diyenler bilsinki kanun derki yeni sözleşme imzalanıncaya kadar eski sözleşme geçerlidir. Bizim 2019 Ocak’ında sözleşmemiz sona eriyor. Örnek veriyorum afaki konuşuyorum yeni sözleşmeyi herhangi bir nedenle 4-5 yıl imzalayamazsak dahi bu sözleşmedeki bütün maddeler geçerlidir diğer maddeler gibi 180 gün maddesi de aynen geçerlidir. Yeni sözleşmede de bu maddeler otomatikman olur. Eğer bu sözleşmeden herhangi bir madde kaldırılacaksa bizim ve Çaykur'un buna imza atması gerekir. Bizim veya Çaykur’un imza atmadığımız bir maddenin kalkma olasılığı yok. Bu nedenle bütün işçi arkadaşlarımızın gönlü rahat olsun. Bizim 180 gün maddesi değiştirilmediği müddetçe geçerlidir bizimde zaten öyle bir niyetimiz yok. Bu konuda net konuşuyoruz çünkü sürekli birileri tarafından kaşınıyor. Ne siyasilerin buna farklı bakışı var, ne bizim. Hepimizin ortak derdi mevsimlik işçi arkadaşlarımızın daha iyi şartlara gelmesidir.” diye konuştu.

Karadağ, sözlerini “Bizi dışarıdan karalayanlara diyorum ki bizi bölmek için uğraşmayın. Kimse bizi bölemeyecek. Bizim arkamızda mevsimlik işçi olduğu sürece, basınımız siyaseti birlik beraberlik içerisinde olduğumuz sürece biz sonuna kadar bu yola baş koymuşuz kesinlikle gece gündüz uğraş vererek emekçi arkadaşlarımızın haklarını savunmaya devam edeceğiz.” Şeklinde tamamladı.

Kaynak: Olay53